|
Tweet |
ırcaali Belediyesi, KRIG Sanat Hareketi ve Kırcaali Gençlik Merkezi iş birliğiyle düzenlenen sergi, Bulgaristan doğumlu ya da Bulgaristan göçmeni ailelerden gelen 28 Türk karikatürist ve illüstratörün eserlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Sergi, yalnızca sanatsal yönüyle değil, zorunlu göçün bireysel ve toplumsal hafızadaki izlerini görünür kılan güçlü mesajıyla da dikkat çekiyor.
Serginin açılışına Türkiye'nin Filibe Başkonsolosu Emre Manav, Filibe Başkonsolosluğu Muavin Konsolosu Gülsevim Şeremet, Kırcaali Belediye Başkan Yardımcıları Veseline Tihomirova ve Tuncay Şükrü , Kırcaali Belediye Meclis Başkanı Muharrem Muharrem, belediye meclis üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Sergi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu ile Arş. Gör. Sinem Arslan öncülüğünde; Anadolu Karikatüristler Derneği'nden Necdet Yılmaz ve Kırcaali'nin Boyno köyü doğumlu karikatürist Halit Kurtulmuş-Aytoslu iş birliğiyle yaklaşık bir yıl süren kapsamlı bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildi.
Projede yalnızca karikatürler değil, göç olgusunun kültürel mirasa etkisi de akademik bir bakış açısıyla ele alındı.
Manifesto: "Bavullara sığmayan anıları gün yüzüne çıkarıyoruz"
Sergiye katılan sanatçıların ortak manifestosunda ise göçün hafızasına ilişkin şu anlamlı ifadeler yer alıyor:
"Bizler, insanların bavullarına sığdıramadıkları anıları gün yüzüne çıkaranlarız. Bir gecede aniden terk edilen evlerin, sokakların ve isimlerin sessizliğini bozmaya geliyoruz. 20. yüzyılda aileleriyle birlikte veya tek başlarına Bulgaristan'dan göç etmek zorunda kalan 28 karikatüristin eserlerini bir araya getiren sergimiz; zorunlu göçün ardından yaşanan acıları, özlemleri ve yeniden kurulan hayatları anlatıyor; bireysel anıları mizahın evrensel diliyle ortak bir belleğe dönüştürüyor. Belki de olgunluk tam da burada yatıyor; tarihsel bir masumiyet arayışında değil, hiç yazılmamış olmasını tercih edeceğimiz sayfalar da dahil olmak üzere tüm geçmişimizle yaşamaya hazır olmakta."
Kırcaali, serginin Bulgaristan'daki ilk durağı
Sergi, Bulgaristan'a gelmeden önce 5 Mayıs-5 Temmuz tarihleri arasında Eskişehir'de, ardından 5-13 Temmuz tarihleri arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Bursa'da sanatseverlerle buluştu.
Eskişehir'de medya tarafından "çağdaş sanatın son dönemdeki en dikkat çekici etkinliklerinden biri" olarak değerlendirilen serginin Bulgaristan yolculuğu ise Kırcaali'den başladı.
Organizatörler, serginin daha sonra Şumnu Üniversitesi, Sofya Üniversitesi, Yeni Bulgar Üniversitesi, Filibe ve mizah festivaliyle tanınan Gabrovo'da da sanatseverlerle buluşmasını hedefliyor.
Kırcaali kökenli sanatçılar dikkat çekiyor
Sergide yer alan isimler arasında Kırcaali ve bölgesiyle güçlü bağları bulunan birçok sanatçı bulunuyor.
Projeyi organize eden isimlerden biri olan Halit Kurtulmuş-Aytoslu, 1970 yılında Kırcaali'nin Boyno köyünde doğdu. 1989 yılında Sliven Uygulamalı Sanatlar Okulu Tekstil Sanatı Bölümü'nden mezun olan sanatçı, 1991 yılından bu yana Bursa'da yaşıyor ve uluslararası karikatür yarışmalarında çok sayıda ödüle sahip.
Sergide ayrıca;
Radost Nikolaeva: "Bu sergi sanat etkinliğinden çok daha fazlası"
KRIG Sanat Hareketi Başkanı Radost Nikolaeva, açılış konuşmasında serginin yalnızca bir sanat organizasyonu olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mizah Arabası'nın Kırcaali'ye ulaşması büyük heyecan veriyor. Bu sergi hafıza, göç acısı ve mizahın dönüştürücü gücü arasında yapılan bir yolculuktur. Sanatçılar Bulgaristan anısını biyografilerinde, kalplerinde ve eserlerinde yaşatıyor. Sergi bize geçmişi inkâr etmeden, sanat aracılığıyla ortak bir hafıza oluşturabileceğimizi gösteriyor."
Nikolaeva, projenin göçün acılarını sanatın uzun köprüsünden geçirerek ortak bir hafızaya dönüştürdüğünü vurgulayarak tüm organizatörlere teşekkür etti.
Belediye Başkanı Erol Mümün'in mesajı
Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün adına konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Veselina Tihomirova, serginin şehir için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi:
"Bu sergi yalnızca sanatçıların eserlerini buluşturmuyor; insanlar, kültürler ve ortak hafıza arasında da köprü kuruyor. Kırcaali farklı kültürlerin yüzyıllardır birlikte yaşadığı bir kenttir. Böyle anlamlı bir serginin Bulgaristan'daki ilk durağının Kırcaali olması son derece anlamlıdır."
Tihomirova, Dostluk Günleri'nin kültür aracılığıyla Bulgaristan ile Türkiye arasındaki dostluğu güçlendirdiğini belirterek projeye katkı sağlayan tüm kurum ve sanatçılara teşekkür etti.
Başkonsolos Emre Manav: "Sanat ülkeleri anlamanın en güçlü aracıdır"
Türkiye'nin Filibe Başkonsolosu Emre Manav ise konuşmasında sanatın toplumları birbirine yaklaştıran evrensel gücüne dikkat çekti.
"Sanat, birbirimizi, ülkeleri, şehirleri ve yaşanan olayları anlamamız için en önemli araçlardan biridir. İşin içine karikatür ve mizah da girince sanatın sunduğu imkânlar daha da zenginleşiyor."
Karikatürün demokratik bir sanat dalı olduğunu belirten Manav, "Sanat eserlerinin en güzel yanı yorumu izleyiciye bırakmasıdır." dedi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde böyle anlamlı bir serginin açılmasının ayrı bir anlam taşıdığını söyleyen Manav, çocukluğunda karikatürlerle okumayı öğrendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ben okumayı rahmetli Oğuz Aral'ın Avanak Avni karakteri sayesinde öğrendim. Karikatür yalnızca güldürmüyor; dilimizi öğrenmemize, geliştirmemize ve korumamıza da katkı sağlıyor."
Başkonsolos Manav, organizasyona katkı sunan sanatçıları, akademisyenleri ve Kırcaali Belediyesini tebrik etti.
Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu: "Göç yalnızca acı değil, aynı zamanda kültürel bir zenginliktir"
Serginin fikir öncüsü Prof. Dr. Nurcan Özgür Baklacıoğlu, projenin Türkiye ile Bulgaristan arasındaki Dostluk Anlaşması'nın 100. yılı dolayısıyla planlandığını belirtti.
20. yüzyılda Bulgaristan'dan Türkiye'ye altı büyük göç yaşandığını hatırlatan Baklacıoğlu, bu göçlerin çoğu zaman yalnızca acılar üzerinden anlatıldığını ifade ederek şunları söyledi:
"Biz bu sergiyle göçlerin sadece acı ve kayıplardan ibaret olmadığını göstermek istedik. Göçlerle birlikte iki ülke arasında sanat, kültür ve ortak değerler de taşındı. Bulgaristan'dan gelen çok sayıda sanatçı bugün Türkiye'nin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunuyor."
Başlangıçta bir kitap olarak planlanan çalışmanın zamanla gezici karikatür sergisine dönüştüğünü anlatan Baklacıoğlu, bugün ulaştıkları sanatçı sayısının 32'ye yükseldiğini ve bu sayının daha da artacağına inandıklarını söyledi.
Kırcaali'nin özellikle seçildiğini vurgulayan Baklacıoğlu, "Çünkü en fazla Bulgaristan göçmeni karikatürist Kırcaali kökenli. Bu nedenle Bulgaristan yolculuğuna Kırcaali'den başlamak bizim için ayrı bir anlam taşıyordu." ifadelerini kullandı.
Ortak hafızaya uzanan sanat köprüsü
"Mizah Arabasıyla Anadolu'ya ve Geriye" sergisi, yalnızca Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden sanatçıların eserlerini bir araya getirmiyor; aynı zamanda göçün bireysel acılarını ortak bir kültürel hafızaya dönüştürerek sanatın birleştirici gücünü gözler önüne seriyor.
Kırcaali Dostluk Günleri 2026'nın kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilen sergi, iki komşu ülke arasında sanat, dostluk ve ortak geçmiş üzerine kurulan yeni kültürel köprülerin en anlamlı örneklerinden biri olarak hafızalarda yer etti.