bursa escort sitesi , escort görükle
Bugun...



Göynüklü’de Mahya Geleneği Yeniden Yaşatıldı

Batı Trakya’da ecdadımızdan süre gelen geleneklerimizin büyük bir kısmı bugün hala yaşatılmaya devam ediyor. Bu geleneklerimizden bir tanesi de özellikle İskeçe’nin bazı köylerinde yaşatılan mahya geleneğidir. Uzun yıllardan bu yana Göynüklü köyünde her yıl geleneksel olarak düzenlenen mahya, her yılın Ekim ayı başında Pazar gününe denk gelen günde yapılmaktadır. Mahya, bu yıl da 13 Ekim Pazar günü büyük bir katılımla gerçekleşti

facebook-paylas
Tarih: 30-10-2019 02:07

Göynüklü’de Mahya Geleneği Yeniden Yaşatıldı

Batı  Trakya’da  ecdadımızdan  süre  gelen   geleneklerimizin  büyük  bir  kısmı  bugün  hala      yaşatılmaya  devam  ediyor.    u  geleneklerimizden  bir  tanesi de özellikle İskeçe’nin  bazı  köylerinde  yaşatılan  mahya  geleneğidir.  Uzun  yıllardan        bu  yana  Göynüklü  köyünde  her  yıl  geleneksel  olarak düzenlenen  mahya,  her  yılın  Ekim ayı  başında  Pazar gününe  denk  gelen  günde  yapılmaktadır.   Mahya,  bu  yıl da  13  Ekim  Pazar  günü  büyük  bir  katılımla  gerçekleşti.

Göynüklü  köyünde  her  yıl  geleneksel        olarak  düzenlenen  mahya,  Vaaz  ve  İrşad Heyetiüyelerinin  köyün  camiinde  okudukları  Mevlid-i  Şerifle  başlıyor. Mevlidin  bitiminde  öğle  namazının  kılınmasının  ardından  törene                katılanlara  köylülerin  pişirdiği  etli  pilav  ve             ayran  ikram  ediliyor.

Anlatılan  bir  efsaneye  göre;  mahyanın      yapıldığı  yerde  bulunan  bir  türbede  bir  ermişin yattığına  inanılıyor. Bu  ermişin de bölge  halkını her  türlü  kötülüklerden  koruduğuna  inanan        köylüler,   düzenli   bir   şekilde   her   yıl   diğer       köylerden de  misafirler  davet  ederek  mahyayı  yapmaya   özen   gösteriyorlar.  Her   yıl  buraya     gelen  konuklar,  türbeyi  de  ziyaret  ederek           dualar  okuyor.  

Uzun  yıllardan    beri  yapılan  bu  mahya,    2000  yılına  kadar  türbeyi  koruyan  aile                  tarafından  yapılıyormuş. Eski  yıllarda da  yine  bu  ailenin   üstlendiği  mahya  çeşitli  dileklerinin  olması  için  kurban  veya  erzak  adayan  kişiler  bu aileye  adaklarını  getirir,  bu  aile de  mahyayı  gerçekleştirirmiş. Ancak  2000  yılında  köyde   ardarda  olan  kazalar  sonucu  gençlerin                  yaşamlarını  kaybetmesi,  bölge  halkını  tekrar       büyük  bir  organizasyonla  köy  olarak  bu  mahya  törenini     yapmaya  itmiş.

Mahya,  18  yıldan  beri de  bütün  Batı  Trakya   halkı  davet  edilerek  gerçekleştiriliyor.

Köy  halkı,  ermiş  kişinin  mezarının  olduğu yeri  yıllarca  bakıp  korumuş. Geçtiğimiz  yıllarda da  oldukça  bakımsız  ve  yıkılmaya  yüz  tutmuş  bu  türbeyi  köylüler  biraraya   gelerek  onarmış  ve  tamir  etmiş. Köy halkı içinde  bir  seccade,  bir  çift  terlik  ve  su  ibriği     bulunan  bu  türbeye,  ermiş  kişinin  belli                aralıklarla  geldiğine,  abdest  alarak  ibadet             ettiğine inanıyor.

Türbenin  yakınında  oturan  ve  onun           bakımını  yapan  aile ve  köylüler de zaman  zaman  gökten  bir  ışık  huzmesinin  türbenin  olduğu        yere  indiğini  söylüyorlar. Türbenin  bakımını  yapan    kişi de  orada  bulunan  su  ibriklerini  doldurduğunu  ve  bu  su  ibriklerinin  zaman          zaman  boşaldığını  dile  getiriyor. Su  ibriklerinin  boşalmasıyla  ermiş  kişinin  oraya  gelip  abdest  alarak  ibadet  ettiğine  inanıyor        bölge  halkı.           

Anlatılan  efsaneye  göre;       uzun  yıllar  önce,  bu  türbenin        olduğu  yerde  Yusufçuklar  diye  bir aile  yaşamaktaymış. Bu  aileden  biri de,  zaman  zaman  ortadan  kaybolup   nereye  gittiğini kimseye  söylemezmiş. Sözü  edilen  kişi,  bir gün  köye  harmanda  kullanılan       “yaba”sının  bir   parçası  kanlı  ve    kopuk  gelmiş. Bunu  gören  köylüler  nedenini        sormuşlarsa da, sorularına  herhangi  bir  cevap  alamamışlar. Ancak,  bir gün  köye  akşam  vakti  gelen  bir  yabancı,  sözü  edilen  kişinin  savaşta  arkadaşı olduğunu,  birlikte  savaştıklarını  iddia  etmiş. Köylüler,  köyde  asker  olmadığını,  hiç  kimsenin de  savaşa  gitmediğini  söylemişler. İki  arkadaş  karşılaştıklarında,  yine  ermiş  olduğu söylenen  kişi,  yabancıyı  tanımadığını  söylemiş. Yabancı,  yabanın  kırılan  parçasını  cebinden          çıkarıp  bu  senin  değil mi  diye  gösterince,  ermiş  kişi  kopuk  parçayı  alıp  ‘Allah  kabul           ederse  bu  bana  aittir’ demiş. Olaydan  birkaç gün  sonra bu  kişinin  ölmesiyle  köylüler  onun  ermiş  olduğuna inanmışlar  ve  türbesini  bugün  mahyanın              yapıldığı  yere  inşa  etmişler. Gazi  Evrenos  Bey,  14.  yüzyılda  Batı           Trakya’da  halk  arasında  40’lar  (Erenler)  diye      anılan   40   arkadaşı   ile  birlikte  fetihler yaparken,  pek  çok  şehit de  vermiştir. Göynüklü köyünde de  mezarı  bulunan  bu  ermişin   Erenler’den  olduğu  sanılmakta. Batı  Trakya’da  bilinen   bazı  şehitlerin  mezarları  Göynüklü  köyünde  olduğu  gibi,  bölge  halkı           tarafından  korunmakta  ve  ziyaret  edilmekte. Batı  Trakya’da,  türbelerin  her  birinin  ayrı  bir      önemi  vardır.  Her  biri  bölge  halkı  tarafından     korunduğu  gibi  hikayesi de  nesilden  nesile  aktarılır. Bunlara  kötü  niyetle  yaklaşan  kişilerin olağanüstü  kötülüklerle  karşılaşacağına  inanan   halkımız,  uzun  yıllardan  beri  şehitlerimizin         mezarlarına  sahip  çıkmayı  başarmışlardır.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER BATI TRAKYA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HAVA DURUMU
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI